A.... Beni oyalıyosun. Hem gitmemi istiyorsun hem konuşmaya gelince kaytarıyorsun. Toplum önünde kendini temize çıkarmaya çalışıyorsun. Feyste ki paylaşımların(özlü sözler) gitmem yönünde. Konuşuncada ben beğendiklerimi paylaşıyordum diyorsun. Sinsi bir planın var bakalım nereye çıkacak.
Kehanetin yani emekli olunca gider demen isteğinmiş zaten. İsteğin doğrultusunda çalışıyorsun.
21 Haziran 2015 Pazar
5 Haziran 2015 Cuma
Kendimle Söylenmeler
Bu gün oğlan balığa gitti. Akşam A... geç geldi. Yani 20.30. Her gün daha erken geldiği için geç dedim. Kapıyı anahtarıyla açtı. Odasına girdi. Gittim "yemek yicenmi?" dedim. Yüzünü acındırarak "yerim" dedi. Sanki korunmasız bir çocuk. Yemeği hazırladım. Benden istemeden eksik olanları aldı. Eskiden olsa soğan kes, bıçak ver vs derdi. Şimdi umursamıyorumda. Yemeğin sonuna doğru Haberlerde ki bir şey için gülerek bir şey söyledi. Ama ben hala o kadar kızgınım ki ne cevap vermek geliyor içimden ne gülmek.
Ama içim azıcık yumşadı sanki. Bir adım geri attı içim. Fakat yaptıklarını düşününce sertleşiyorum. Beni namussuzlukla suçlaması batıyor bana. Barışmam için önce psikiyatıra gitmesi lazım. Tedavi olması lazım. Sonrasını düşünürüz.
Ama içim azıcık yumşadı sanki. Bir adım geri attı içim. Fakat yaptıklarını düşününce sertleşiyorum. Beni namussuzlukla suçlaması batıyor bana. Barışmam için önce psikiyatıra gitmesi lazım. Tedavi olması lazım. Sonrasını düşünürüz.
4 Haziran 2015 Perşembe
Kendimle söylenmeler
Dün sabah yüzüme bakmadan, günaydın demeden dönüp giden A... , akşam yemekte oğlumla koşup banada bakıp konuşmaya katmaya çalıştı. Meğer kulübün devir teslim törenine gidermiyiz diye soruyor. Kendisi gitmek zorunda. Ben gitmeyince soracaklar nerde diye. Ben de son kez gidelim dedim.
Oğlan yokken yanımızda evin içinde bi surat, bi surat, oğlan varken değişiyor. İlgileniyormuş gibi yapıyor. İnce ayar bunlar. Çocukları kendine çekiyor, bana çekilmez bir hayat sunuyor. Boşanırsak sütten çıkmış ak kaşık olacak. Suçlu ben olacağım. Ben mutlu olsam niye rahatımı tepeyim? Niye yokluğun içine gideyim?
Oğlan yokken yanımızda evin içinde bi surat, bi surat, oğlan varken değişiyor. İlgileniyormuş gibi yapıyor. İnce ayar bunlar. Çocukları kendine çekiyor, bana çekilmez bir hayat sunuyor. Boşanırsak sütten çıkmış ak kaşık olacak. Suçlu ben olacağım. Ben mutlu olsam niye rahatımı tepeyim? Niye yokluğun içine gideyim?
Kendimce Söylenmeler3
Niye benden nefret ediyon A... Ben çocuklarının anasıyım.
Kızımıza "evin içinde günaydın demiyor" demişsin. "Düşmanmıyız" demişsin. Düşman değiliz elbette. Sen dedinde ben cevap vermedim mi? Bu gün odada beni görünce ters yüz gitmedin mi. Sen niye "günaydın" demedin? Senin amacın çocukların gözünde beni küçük düşürmek." Bakın ben çaba sarfediyorum ama ananız böyle" demek.
Kızım "anne bu kadar mutsuzmuydun, niye beni aramadın" dedi diye bu gün aradım. Ama o da sıkılmış, bunalmış. "Aile de en mantıklı sensin diye" herkes onu aramış.
Maaşımı kendim idare ediyorum diye niye kızıyon. Senelerce sen aldın maaşımı, bana öğrenci harçlığı gibi para verdin. Ücretlerim olmasa geçinemicektim. Benim paramla evi geçindirdin. Kendi paranı biriktirdin. Aldığınıda bunu ben aldım hakkın yok dedin. Sen yüksek maaş alıp savurmaya başlayınca vermedim ben maaşımı eline. Ama yine eve harcadım, kendi masraflarımı gördüm. Artanıda bankaya koydum. Sende biliyon. Ama sen benden para alamayınca çıldırdın. Maaşım kadar değer vermedin bana. Neden illa jigolo besliyorsun diyosun. Yoksa sen mi başkasını besliyosun? Sen öğrettin bana negatif düşünmeyi. Aklıma gelmeyen şeyleri sen getirdin. Korkuttun beni. Benim suçum senden korkmak oldu.
O kadar söyledim "bir güzel bakışına köle olurum" dedim. sen benim gönlümü almaya çalışacağına, hesap kitap çıkarıp hiç bir yardım istemeden iz... e gidip ev tutup, 1 yıl daha çalışmamı istiyorsun. gitmem deyince yazın git eylülde gel konuşalım diyorsun. Hiç güzel bir söz. gönül alıcı bir şey yok. Beni iz...e göndermeyi kafana koymuşsun. Senelerdirde ilgi göstermeyerek, bana ne ne yaparsan yap diyerek beni bıktırmaya çalışıyorsun.
Sessizce bekliyorsun. Beni beş parasız nasıl gönderirim diye bekliyorsun.
Avukatım gidersen evi terk etmiş sayılırsın dedi. Adli tatil olmadan ya anlaşarak ayrılırız yada ben dava açar giderim.
Kızımıza "evin içinde günaydın demiyor" demişsin. "Düşmanmıyız" demişsin. Düşman değiliz elbette. Sen dedinde ben cevap vermedim mi? Bu gün odada beni görünce ters yüz gitmedin mi. Sen niye "günaydın" demedin? Senin amacın çocukların gözünde beni küçük düşürmek." Bakın ben çaba sarfediyorum ama ananız böyle" demek.
Kızım "anne bu kadar mutsuzmuydun, niye beni aramadın" dedi diye bu gün aradım. Ama o da sıkılmış, bunalmış. "Aile de en mantıklı sensin diye" herkes onu aramış.
Maaşımı kendim idare ediyorum diye niye kızıyon. Senelerce sen aldın maaşımı, bana öğrenci harçlığı gibi para verdin. Ücretlerim olmasa geçinemicektim. Benim paramla evi geçindirdin. Kendi paranı biriktirdin. Aldığınıda bunu ben aldım hakkın yok dedin. Sen yüksek maaş alıp savurmaya başlayınca vermedim ben maaşımı eline. Ama yine eve harcadım, kendi masraflarımı gördüm. Artanıda bankaya koydum. Sende biliyon. Ama sen benden para alamayınca çıldırdın. Maaşım kadar değer vermedin bana. Neden illa jigolo besliyorsun diyosun. Yoksa sen mi başkasını besliyosun? Sen öğrettin bana negatif düşünmeyi. Aklıma gelmeyen şeyleri sen getirdin. Korkuttun beni. Benim suçum senden korkmak oldu.
O kadar söyledim "bir güzel bakışına köle olurum" dedim. sen benim gönlümü almaya çalışacağına, hesap kitap çıkarıp hiç bir yardım istemeden iz... e gidip ev tutup, 1 yıl daha çalışmamı istiyorsun. gitmem deyince yazın git eylülde gel konuşalım diyorsun. Hiç güzel bir söz. gönül alıcı bir şey yok. Beni iz...e göndermeyi kafana koymuşsun. Senelerdirde ilgi göstermeyerek, bana ne ne yaparsan yap diyerek beni bıktırmaya çalışıyorsun.
Sessizce bekliyorsun. Beni beş parasız nasıl gönderirim diye bekliyorsun.
Avukatım gidersen evi terk etmiş sayılırsın dedi. Adli tatil olmadan ya anlaşarak ayrılırız yada ben dava açar giderim.
3 Haziran 2015 Çarşamba
Kendimle Söylenmeler2
Doktorun "senin gitmeni istemiş, kehanet değil" demesi aydı beni. Oğlumu üniversiteye bırakıp dönerken yüzünde hissettim. "şimdi sıra senin gitmende" der gibiydi ve hiç yüzüme bakmıyordu, Benim emekliliğim çoktan dolmuştu ve istediğim her an emekli olup ayrılabilirdim. Bunu yapmayınca yıldırma politikası izledi benim koca. 2 yıldır hiç ilgilenmiyor, "ne yaparsan yap" diyor, eve gelince ben laf atmazsam konuşmuyor, zorlamazsam bi yere gitmiyor, eşli toplantılar haricinde birlikte hiç bir paylaşımda bulunmuyoruz ve gittiğimiz yerde bir kıskançlık çıkarıp evde kavga ediyor.
Bu sene kesin emekli olacağımı söylediğim de taktiğini hızlandırdı, bakkal parasını da ödemeye kalktı (yani ben eve hiç para harcamıyorumu kanıtlıcak ki ayrılırken bir şey vermesin). O zamandan planlıymış. Şimdi dank ediyo. Hissediyordum ama...
Akşam yine oğlumun önünde "jigolo besliyon" deyince işte bu yüzden ayrılmak istiyorum dedim.Oğlum babasına ihtiyacı olmasaydı sanırım bağırır kızardı. Ama susmak zorunda kaldı.
Bir de aklımda kalan " suçlar tek taraflı değildir" dedi. Sustum kaldım. Haklıydı. Çünkü ben çok ezik davrandım ve hep "ya kızarsa, ya şöyle yaparsa" diyerek korkak davrandım ve o da üstüme geldi. "Bir suçun varki korkuyorsun" dedi. Çocukluktan korkak yetiştirilince böyle oluyor.
Kocama hiç güvenmiyorum. Kafasında 9 tilki dolaşıyor. Beni habire İz....e göndermeye çalışıyor. Git gel düşünelim diyor. Ama ben oradayken bana pislik bulaştırmasından korkuyorum. Ya da evi terk etti dicek. Avukatım "adli tatile kadar ayrılabilirsiniz" diyor."Eylüle kadar kal memleketinde gel düşünelim" diyor dedim. "Hayır gitmeyin" dedi.
Evler satarken ucuz alırken pahalı. Bana verdiği parayla ev alamıyorum. Borca da girmek istemiyorum. Emekli maaşıyla nasıl ödiyeyim.
Aklıma şu da geliyor; birisi ile ilişkisi olabilir. Ona karım boşanmıyor deyip oyalayabilir. Ben boşanınca da onunla evlenmek zorunda kalabilir. Gerçi oğlan evlilik sözleşmesi yaptırmadan evlendirmem diyor.
Oğlan zarar görecek. Ona verdiği para azalabilir. Çocukların evlenmeleri, düğünleri olabilir. Onun için %50 mal ortaklığı kağıdımızı devreye sokmuyorum. Yine de bir ev bozulacak başka bir ev kurulacak. Eşim yokluğumu hissetmesede çocuklar hissedecek. Bayramlarda napacaz diyorlar.
Ben felç geçirsem ne yapacaklar?
Bu sene kesin emekli olacağımı söylediğim de taktiğini hızlandırdı, bakkal parasını da ödemeye kalktı (yani ben eve hiç para harcamıyorumu kanıtlıcak ki ayrılırken bir şey vermesin). O zamandan planlıymış. Şimdi dank ediyo. Hissediyordum ama...
Akşam yine oğlumun önünde "jigolo besliyon" deyince işte bu yüzden ayrılmak istiyorum dedim.Oğlum babasına ihtiyacı olmasaydı sanırım bağırır kızardı. Ama susmak zorunda kaldı.
Bir de aklımda kalan " suçlar tek taraflı değildir" dedi. Sustum kaldım. Haklıydı. Çünkü ben çok ezik davrandım ve hep "ya kızarsa, ya şöyle yaparsa" diyerek korkak davrandım ve o da üstüme geldi. "Bir suçun varki korkuyorsun" dedi. Çocukluktan korkak yetiştirilince böyle oluyor.
Kocama hiç güvenmiyorum. Kafasında 9 tilki dolaşıyor. Beni habire İz....e göndermeye çalışıyor. Git gel düşünelim diyor. Ama ben oradayken bana pislik bulaştırmasından korkuyorum. Ya da evi terk etti dicek. Avukatım "adli tatile kadar ayrılabilirsiniz" diyor."Eylüle kadar kal memleketinde gel düşünelim" diyor dedim. "Hayır gitmeyin" dedi.
Evler satarken ucuz alırken pahalı. Bana verdiği parayla ev alamıyorum. Borca da girmek istemiyorum. Emekli maaşıyla nasıl ödiyeyim.
Aklıma şu da geliyor; birisi ile ilişkisi olabilir. Ona karım boşanmıyor deyip oyalayabilir. Ben boşanınca da onunla evlenmek zorunda kalabilir. Gerçi oğlan evlilik sözleşmesi yaptırmadan evlendirmem diyor.
Oğlan zarar görecek. Ona verdiği para azalabilir. Çocukların evlenmeleri, düğünleri olabilir. Onun için %50 mal ortaklığı kağıdımızı devreye sokmuyorum. Yine de bir ev bozulacak başka bir ev kurulacak. Eşim yokluğumu hissetmesede çocuklar hissedecek. Bayramlarda napacaz diyorlar.
Ben felç geçirsem ne yapacaklar?
2 Haziran 2015 Salı
Avukata Gittim.
Dün 'Aile terapisti'ne gitmiştik. Orada boğazım düğümlendi, ağladım ve terapist A... nın dışarda beklemesini istedi. Sonradan ölümlerde bile ağlamıyordu şimdi ağlıyor, rol yapıyor dedi. Terapiste aynı şeyleri anlattım. Bana değer vermediğini, yok farzettiğini, ailemden gelenler oldumu hakir gördüğünü, normal konuşmasının azarlar tonda olduğunu anlattım. Benim dışarı çıkarsam biriyle buluştuğumu, evde oturursam eve adam aldığımı söylediğini söyledim. Çocukların okuması , evlenmelerini beklemem falan dayanma gücümdü ama lise yemeğinde bana göstermediği sevgi ve ilginin eski sevgilisine gösterilmesi ve hiçe sayılmam vücudumda tepkilere neden oldu dedim. Beynimin kafa tasımdan fırlayacakmış gibi olması ve yatakta bir enerji topunun vücudumda dolanarak gezindiğini, tırlattığımı sandığımı anlattım. Bir de üç yıl önce 'S,,, emekli olursa beni bırakır iz.... e gider dedim kehanetim çıktı' dediğini söyledim. Doktor o kehanet değil istek dedi. O sizin gitmenizi istemiş ve bu yönde davranmış dedi. Haaa evet şimdi oturuyor yerine her şey. Ben bırakıp gideyim diye uğraşıyormuş.
Bu gün kızım telefon etti. Anne evin içinde babama günaydın demiyormuşsun. Düşmanmıyız diyor dedi. Kızım günaydın desem barıştık sanır onun için demiyorum, o dese karşılık veririm dedim. Sinirlenmeye başlıyorum diyormuş. Bir de anneniz beni mahkemeye verirse boşanmam diyormuş. Söyledikleri hayali şeyler diyormuş.
Bu gün ne kadar ciddi olduğumu göstermek için avukata gittim. Bir arkadaşımın kızı avukat. Doktora anlattıklarımı onada anlattım. S... teyze dedi siz dışardan ne kadar mutlu görünen bir ailesiniz dedi. Bende belli etmedim dedim. Anlaşmalı boşanırsanız çabucak ayrılırsınız dedi. Çekişmeli boşanırsanız 3-4 yıl sürer ve rezil olursunuz dedi. Bende ortada kalmamak için bir ev ve bir araba istiyorum dedim. Onlarda yazılır kağıda dedi.
Avukattan çıktım. Komşumuz Emine hanıma bir ay önce bir elbise vermiştim, ne zamandır duruyordu. Geçerken onun provasını yaptırdım. Onu A... nın devir teslim töreninde giyecektim ama kısmet olmayacak her halde. Neyse bir düğün olursa giyerim artık.
Oradayken ablam aradı kardeşim aradı. Onlarda merak ediyorlar. A....nın bana bir şey yapacağından korkuyorlar.
Evde oğlumla konuştum. Bana hakaret ediyor dedim. Ne istiyorsun anne? dedi. Bir ev, bir araba dedim. Ama kaptivayı istemem dedim. Hemen aküsü bitiyor dedim. O zaten 20000 motor vergisine yetişemezsin dedi. Aylık benzin parasıda çokmuş. Sana 1400-1600 motor alalım dizel olsun dedi. olur dedim. 2 veya 3 odalı bir ev istiyorum dedim. Yeni bina olursa daha iyi, tamiratla uğraşmak istemiyorum dedim. Birinci katlarda ki evler daha ucuz, hemde merdiven çıkmam.
A... hala barışabileceğimizi acele etmememi söyledi. Ben sakinliğimi koruyarak 'sana güvenmiyorum' dedim. Oğlumu göstererek 'ne yapabilirim, onlar var ' dedi. senin kafanda dokuz tilki dolaşıyor dedim. Bir oyun yapıp beni sokakata bırakmandan korkuyorum dedim.
Niye ayrıldığımızıda anlamış değilim dedi. Ben de 'jigolo besliyorsun ' diyorsun dedim. Evet besliyorsun dedi yine. İşte bunun için boşanıyorum dedim. Dışarı çıksam biriyle buluşuyorsu, evde otursam eve adam alıyorsu diyorsun dedim. Beni kadınlar anlıyor siz anlamıyorsunuz dedim. "Erkekler marstan kadınlar venüsten" dedikleri bu her halde dedim. Oğlumda duysun diye özellikle söyledim. Çünkü hayali şeylerle suçladığımı sanıyor. Yüzyüze bakıcaz, çocukların evinde buluşucaz dedim. Anlaşmalı ayrılalım dedim.
" Biraz bekleyip öyle karar verelim" dedi. bende ne kadar süre dedim. O, 15-20 gün dedi. Ben de 15 gün bekleyelim dedim. İstersen sana öbür evi vereyim dedi. Şimdiye kadar niye vermedin dedim. Sonra tamam ver dedim. Kendin satar İz... den ev alırsın dedi. Bende ben satamam anlamıyorum sen sat parasını ver dedim. İkramiyemide ekler bir ev alırım dedim.
Şimdi evin satılmasını bekliyeceğiz. Ya uzun sürerse... Biz o evi senelerdir satmaya uğraşıyoruz değerini veren yok. Büyük ev ama şehrin dışına doğru olduğu için satılmıyordu.
Napıcam ben şimdi. İz.... bana yabancı. sülalem orda ama bütün çevrem arkadaşlarım da burada. Burayıda seviyorum yeşillik mesire yeri çok.
İyi de biz gezmiyorduk ki. Misafir gelirse götürüyorduk kendimiz gitmiyorduk üzülme S.... Zaten evde oturup bilgisayar başında zaman geçiriyordun. Ordada öyle yaparsın.
Bu gün kızım telefon etti. Anne evin içinde babama günaydın demiyormuşsun. Düşmanmıyız diyor dedi. Kızım günaydın desem barıştık sanır onun için demiyorum, o dese karşılık veririm dedim. Sinirlenmeye başlıyorum diyormuş. Bir de anneniz beni mahkemeye verirse boşanmam diyormuş. Söyledikleri hayali şeyler diyormuş.
Bu gün ne kadar ciddi olduğumu göstermek için avukata gittim. Bir arkadaşımın kızı avukat. Doktora anlattıklarımı onada anlattım. S... teyze dedi siz dışardan ne kadar mutlu görünen bir ailesiniz dedi. Bende belli etmedim dedim. Anlaşmalı boşanırsanız çabucak ayrılırsınız dedi. Çekişmeli boşanırsanız 3-4 yıl sürer ve rezil olursunuz dedi. Bende ortada kalmamak için bir ev ve bir araba istiyorum dedim. Onlarda yazılır kağıda dedi.
Avukattan çıktım. Komşumuz Emine hanıma bir ay önce bir elbise vermiştim, ne zamandır duruyordu. Geçerken onun provasını yaptırdım. Onu A... nın devir teslim töreninde giyecektim ama kısmet olmayacak her halde. Neyse bir düğün olursa giyerim artık.
Oradayken ablam aradı kardeşim aradı. Onlarda merak ediyorlar. A....nın bana bir şey yapacağından korkuyorlar.
Evde oğlumla konuştum. Bana hakaret ediyor dedim. Ne istiyorsun anne? dedi. Bir ev, bir araba dedim. Ama kaptivayı istemem dedim. Hemen aküsü bitiyor dedim. O zaten 20000 motor vergisine yetişemezsin dedi. Aylık benzin parasıda çokmuş. Sana 1400-1600 motor alalım dizel olsun dedi. olur dedim. 2 veya 3 odalı bir ev istiyorum dedim. Yeni bina olursa daha iyi, tamiratla uğraşmak istemiyorum dedim. Birinci katlarda ki evler daha ucuz, hemde merdiven çıkmam.
A... hala barışabileceğimizi acele etmememi söyledi. Ben sakinliğimi koruyarak 'sana güvenmiyorum' dedim. Oğlumu göstererek 'ne yapabilirim, onlar var ' dedi. senin kafanda dokuz tilki dolaşıyor dedim. Bir oyun yapıp beni sokakata bırakmandan korkuyorum dedim.
Niye ayrıldığımızıda anlamış değilim dedi. Ben de 'jigolo besliyorsun ' diyorsun dedim. Evet besliyorsun dedi yine. İşte bunun için boşanıyorum dedim. Dışarı çıksam biriyle buluşuyorsu, evde otursam eve adam alıyorsu diyorsun dedim. Beni kadınlar anlıyor siz anlamıyorsunuz dedim. "Erkekler marstan kadınlar venüsten" dedikleri bu her halde dedim. Oğlumda duysun diye özellikle söyledim. Çünkü hayali şeylerle suçladığımı sanıyor. Yüzyüze bakıcaz, çocukların evinde buluşucaz dedim. Anlaşmalı ayrılalım dedim.
" Biraz bekleyip öyle karar verelim" dedi. bende ne kadar süre dedim. O, 15-20 gün dedi. Ben de 15 gün bekleyelim dedim. İstersen sana öbür evi vereyim dedi. Şimdiye kadar niye vermedin dedim. Sonra tamam ver dedim. Kendin satar İz... den ev alırsın dedi. Bende ben satamam anlamıyorum sen sat parasını ver dedim. İkramiyemide ekler bir ev alırım dedim.
Şimdi evin satılmasını bekliyeceğiz. Ya uzun sürerse... Biz o evi senelerdir satmaya uğraşıyoruz değerini veren yok. Büyük ev ama şehrin dışına doğru olduğu için satılmıyordu.
Napıcam ben şimdi. İz.... bana yabancı. sülalem orda ama bütün çevrem arkadaşlarım da burada. Burayıda seviyorum yeşillik mesire yeri çok.
İyi de biz gezmiyorduk ki. Misafir gelirse götürüyorduk kendimiz gitmiyorduk üzülme S.... Zaten evde oturup bilgisayar başında zaman geçiriyordun. Ordada öyle yaparsın.
1 Haziran 2015 Pazartesi
Kendimle Söylenmeler (aile terapisti)
Korkuyorum. Korkma ne yapacak sana? Dövse gidersin karakola. Gene kendine zarar.
Ne yaptım ben diyorsun ya A..., Sevgiyle baktın ama bana değil. Güzel konuştun ama bana değil. 33 senede bir kere seni seviyorum demedin. Canım, hayatım gibi laflar duymadım senden. Şimdiye kadar çocuklar için dayandım. Bu süper lüksü bırakıp gidiyorsam bıçak kemiğe dayanmıştır. Git başka evde kal bende kalma. Zaten her şeyi kendi üstüne yaptın.
asm de Uzman Pisikolog selin k. hanıma gittik.
Üç yıl önce 'emekli olunca beni bırakır' diye kehanette bulunmuşsun ya, o kehanet değil istekmiş. Yani sen benim emekli olunca seni terk etmemi istemiş ve ona göre davranmışsın. Psikiyatr öyle dedi. Şimdi emekli oluyorum ve gitmem için her şeyi yaptın. Beni bir hiç olarak gördün. Namusuma laf söyledin...
10 gün oldu ben hala meditasyon kayıtları dinleyerek duruyorum. Kayıtlar etkisini kaybedince başımda zonklama, karın ağrısı, kolumda uyuşma hissediyorum. Felç olup ortalarda kalmaktan korkuyorum.
Aile terapistine gittik bu gün. Olanları bir de ona anlattım. Benden ne istiyorsunuz dedi. Ben bir şey istemiyorum çocuklar istediği için geldim dedim. Ayrılmak istiyorum dedim. O ayrılmak istemiyor kusurlarınla kabul ediyorum diyor dedim.Hem namusuma laf söylüyor hem ayrılmıyor dedim. Çocuklardan saklamıştım bu durumu şimdi şok oldular dedim. Çocuklar büyük dedi. Durumunda farkındadırlar siz merak etmeyin dedi. Ne duruyorsun ayrıl dedi.
Ne yaptım ben diyorsun ya A..., Sevgiyle baktın ama bana değil. Güzel konuştun ama bana değil. 33 senede bir kere seni seviyorum demedin. Canım, hayatım gibi laflar duymadım senden. Şimdiye kadar çocuklar için dayandım. Bu süper lüksü bırakıp gidiyorsam bıçak kemiğe dayanmıştır. Git başka evde kal bende kalma. Zaten her şeyi kendi üstüne yaptın.
asm de Uzman Pisikolog selin k. hanıma gittik.
Üç yıl önce 'emekli olunca beni bırakır' diye kehanette bulunmuşsun ya, o kehanet değil istekmiş. Yani sen benim emekli olunca seni terk etmemi istemiş ve ona göre davranmışsın. Psikiyatr öyle dedi. Şimdi emekli oluyorum ve gitmem için her şeyi yaptın. Beni bir hiç olarak gördün. Namusuma laf söyledin...
10 gün oldu ben hala meditasyon kayıtları dinleyerek duruyorum. Kayıtlar etkisini kaybedince başımda zonklama, karın ağrısı, kolumda uyuşma hissediyorum. Felç olup ortalarda kalmaktan korkuyorum.
Aile terapistine gittik bu gün. Olanları bir de ona anlattım. Benden ne istiyorsunuz dedi. Ben bir şey istemiyorum çocuklar istediği için geldim dedim. Ayrılmak istiyorum dedim. O ayrılmak istemiyor kusurlarınla kabul ediyorum diyor dedim.Hem namusuma laf söylüyor hem ayrılmıyor dedim. Çocuklardan saklamıştım bu durumu şimdi şok oldular dedim. Çocuklar büyük dedi. Durumunda farkındadırlar siz merak etmeyin dedi. Ne duruyorsun ayrıl dedi.
31 Mayıs 2015 Pazar
Kızım Gitti.
Kızım geldi ama oturup 4 kişi konuşamıyoruz. Kızım benle konuşuyor, gidiyor babasıyla konuşuyor, Bende kızıyorum. Çünkü barışılma süresine girmiş gibi davranılıyor. Ha bi şey yok nasıl olsa barışılacak gibi davranılıyor. Sinirleniyorum ve aile terapisinden vaz geçiyorum.
Kızım döndü. Yine ishal, bacaklarımda hissizleşme, vücutta titreme ve sinir hissediyorum. Meditasyon kayıtlarını dinlemem beni uyuşturuyor 2-3 saat kadar sonra belirtiler tekrar ediyor ve yeniden dinlemem gerekiyor. Şimdi dinliyeyim diye açtım, internet az geldi dolmadı. Beklerken telefonumdan müzik dinleyerek kafamı durduruyorum. 9 gün geçmesine rağmen düzelme kaydetmedim.
Ben onu terk edeyim diye elinden geleni yapıyor. Azarlama modunda konuşuyor, ona ayakbağı oluyormuşum gibi davranıyor, ilgilenmiyor, yokmuşum gibi davranıyor. Emekli olunca terk eder diye kehanette bulunmuş demekki bunu bilinç altı uygulamaya geçirdi. Bu sene emekli olacağımı söyledim ya gideyim diye yapıyor bunları. Hareketlerini dozunda bırakıyor ki şikayet ettiğimde kıskanç kadın modunda kalayım kimse onu suçlamasın.
Kızım gitti. A nın suratı asık. Onun asık suratı bana korku veriyor. Oğlum üst katta. Olaylardan kaçıyor. 'Anne bir aile terapistine gidin olmazsa ayrılırsınız' diyor.
Yarın Aile Terapistine gideceğiz ve orada mükemmel davranacağına eminim.
Kızım döndü. Yine ishal, bacaklarımda hissizleşme, vücutta titreme ve sinir hissediyorum. Meditasyon kayıtlarını dinlemem beni uyuşturuyor 2-3 saat kadar sonra belirtiler tekrar ediyor ve yeniden dinlemem gerekiyor. Şimdi dinliyeyim diye açtım, internet az geldi dolmadı. Beklerken telefonumdan müzik dinleyerek kafamı durduruyorum. 9 gün geçmesine rağmen düzelme kaydetmedim.
Ben onu terk edeyim diye elinden geleni yapıyor. Azarlama modunda konuşuyor, ona ayakbağı oluyormuşum gibi davranıyor, ilgilenmiyor, yokmuşum gibi davranıyor. Emekli olunca terk eder diye kehanette bulunmuş demekki bunu bilinç altı uygulamaya geçirdi. Bu sene emekli olacağımı söyledim ya gideyim diye yapıyor bunları. Hareketlerini dozunda bırakıyor ki şikayet ettiğimde kıskanç kadın modunda kalayım kimse onu suçlamasın.
Kızım gitti. A nın suratı asık. Onun asık suratı bana korku veriyor. Oğlum üst katta. Olaylardan kaçıyor. 'Anne bir aile terapistine gidin olmazsa ayrılırsınız' diyor.
Yarın Aile Terapistine gideceğiz ve orada mükemmel davranacağına eminim.
29 Mayıs 2015 Cuma
Kararım
A ile küstüm. Geçen cumartesi gecesini (23mys2015) meditasyon kayıtları ve müzik dinleyerek atlattım. Yoksa beynim kafatasımdan fırlayıp çıkacakmış gibi olmuştu. Cızırt diye sesler gelmişdi. Beynimi meşgul edip rahatlamaya çalıştım. O da işe yaramasaydı A yı kaldırıp acile götürtecektim kendimi. Sabaha kadar telefonumdaki müziklerle idare ettim. Gündüz olduğuna sevindim. Ama değişen bişey yok. Yine beynim kabarıyo. Kafamın arkasında sanki kara bir kütle var ve kütlenin etrafı da siyah dumanla kaplı gibiydi. İnternetten meditasyon kayıtları aradım ve bir sürü bulup kaydettim. Pazar gündüzü ve geceyi de bu kayıtlarla geçirdim. Arada aklımda gezinen düşünceleri kağıtlara yazıp yazıp 'sildim, iptal ettim beynimden' diye yazarak kağıtları yırttım attım.Yıllarca bu taktiği yaparak rahatlarım. Bu sefer beni rahatlattı biraz ama A yı affetmemi, olayı hafif geçiştirmemi sağlamadı, Koptu bir şeyler, onun gözünde değersiz olmam, Karşımda ben yokmuşum gibi fütursuzca davranması yıktı beni.
Pazar akşamı yemeği hazırladım. suratım muşmula gibi. A mutfağa geldi. Anlat dedi. 'Yazdım kağıtlara sana bir şey kalmadı' dedim. Küs küs yemek yedik. Masadan kaltı gitti. Ben de öğürme ve kusma isteği, midem kalkıyo. Bir şey olmamış gibi davranamıyorum. Zor tutum kendimi. koştum meditasyon kayıtlarını dinledim. Sabaha kadar kulaklıklar kulağımda divanda, bilgisayar açık yattım.
Pazartesi sabahı A işe gidince kalktım. Kahvaltı ettim. Yıllardır ablamla konuşuruz her gün. Onu aradım. Bir de ona anlattım rahatladım. Ben ablamla konuşurken kapı anahtarla açıldı. A nın geldiğini anladım. Ablama A geldi dedim. Ablamda kapatalım o zaman dedi. Bende niye kapatcakmışız konuşalım dedim. Ablam kapattı yinede. A odasına girdi çıktı gitti. Sonraki konuşmalarımızda Bana diyorki A 'birisine sen gelme ben gelirim dedin telefonda' diyor. Kiminle buluştun demeye getiriyor. Ben de kibarca sağır duymazsa uydurur diyorum.
Hayatımız hep böyle geçti. Kendi kafasın da yarattığı cevapları vermezsem yalancılıkla suçladı beni. Birileriyle yolda karşılaşıp selamlaşsam buluşma ve ilişki yaşamayla suçladı. Böyle düşünüyorsan ayrılalım dediğimde seni hatalarınla kabul ediyorum dedi. Bana bu kadar sıkı davranan kişi kendisi her gittiğimiz yerde fütursuzca güzellere baktı ilgilendi. Önemsemedim. Ama Lise yemeğinde beni umursamazca davranıp kız arkadaşı ile ilgilenince ve gözünde sevgi bakışları görünce, anlaşılmaz sandığı kelimeler kullanınca ben kendimi hiç gibi hissettim. A benim N yi hatırlamayacağımı sandı. Oysa ben onların hikayesini biliyordum ve mimiklerini sözlerini anlıyordum.
Pazartesi akşamı konuşmak istedim ama A çarşamba günü oğlumuzun geleceğini söyledi ve emekli dilekçemi vermememi söyledi. Konuşmamızla dilekçenin ne alakası var dedim. Çarşamba konuşuruz dedi.
Çarşamba oğlumuz geldi. Konuştuk. Oğlumuda konuşmalarımıza şahit olsun diye çağırmış. Meğer beni senede 10 gün memleketime zor gönderen A, emekli olmayıp bir sene daha çalışmamı, memleketimde yaşayıp hevesimi almamı ve geri dönmemi istiyormuş. orada ev tutacakmışım, anam babamla ilgilenirken bir de çalışacakmışım çünkü emekli maaşım yetmezmiş. Geçici olarak gider dönermişim. Beni düşünüyormuş.
Bende geçici olarak gideceğime temelli gideyim dedim. Ayrılmayı talep ediyorum dedim.
Çok şaşırdı. Çünkü yıllardır yaptığı aşağılamara ses çıkarmamıştım. Her türlü aşağılamayı yaptı. Çocuklar küçük okuyolar diye ses etmiyordum. Birisi şimdi okuyor hala ama bıçak kemiğe dayandı. İçimdeki umut kırıntılarınıda öldürdü. O zaman kızımızı da çağıralım hep birlikte konuşalım dedi.
Kabul. kızımız izin alıp geldi. Oğlum kızım yanımda çok mutlu oldum. Dört kişi yemek yedik. Sonra konuşacaktık. Ama sadece kızım geldi konuştu benle. Anne evlilik terapisine gidin dedi .kızım yıllardır baban böyle dedim. Tamam gidin sonra ayrılın dedi. Kardeşimde bunu istiyor dedi. olur dedim. Bu güne geldik. İçimde hala affetme isteği yok. Kıpırdayanda yok. Savsaklayıp zaman geçiriyolar. Beni oyalıyolar hissine kapılıyorum. Sinirim bozuluyor. Çocuklar çok üzüldü. Gidip vercem boşanma dilekçesini...
Buraya özetin özetini yazıyorum. Her ayrıntı yazılırsa çok uzuyor yazı. Yazdıkça da sinirlerim daha da artıyor...
Pazar akşamı yemeği hazırladım. suratım muşmula gibi. A mutfağa geldi. Anlat dedi. 'Yazdım kağıtlara sana bir şey kalmadı' dedim. Küs küs yemek yedik. Masadan kaltı gitti. Ben de öğürme ve kusma isteği, midem kalkıyo. Bir şey olmamış gibi davranamıyorum. Zor tutum kendimi. koştum meditasyon kayıtlarını dinledim. Sabaha kadar kulaklıklar kulağımda divanda, bilgisayar açık yattım.
Pazartesi sabahı A işe gidince kalktım. Kahvaltı ettim. Yıllardır ablamla konuşuruz her gün. Onu aradım. Bir de ona anlattım rahatladım. Ben ablamla konuşurken kapı anahtarla açıldı. A nın geldiğini anladım. Ablama A geldi dedim. Ablamda kapatalım o zaman dedi. Bende niye kapatcakmışız konuşalım dedim. Ablam kapattı yinede. A odasına girdi çıktı gitti. Sonraki konuşmalarımızda Bana diyorki A 'birisine sen gelme ben gelirim dedin telefonda' diyor. Kiminle buluştun demeye getiriyor. Ben de kibarca sağır duymazsa uydurur diyorum.
Hayatımız hep böyle geçti. Kendi kafasın da yarattığı cevapları vermezsem yalancılıkla suçladı beni. Birileriyle yolda karşılaşıp selamlaşsam buluşma ve ilişki yaşamayla suçladı. Böyle düşünüyorsan ayrılalım dediğimde seni hatalarınla kabul ediyorum dedi. Bana bu kadar sıkı davranan kişi kendisi her gittiğimiz yerde fütursuzca güzellere baktı ilgilendi. Önemsemedim. Ama Lise yemeğinde beni umursamazca davranıp kız arkadaşı ile ilgilenince ve gözünde sevgi bakışları görünce, anlaşılmaz sandığı kelimeler kullanınca ben kendimi hiç gibi hissettim. A benim N yi hatırlamayacağımı sandı. Oysa ben onların hikayesini biliyordum ve mimiklerini sözlerini anlıyordum.
Pazartesi akşamı konuşmak istedim ama A çarşamba günü oğlumuzun geleceğini söyledi ve emekli dilekçemi vermememi söyledi. Konuşmamızla dilekçenin ne alakası var dedim. Çarşamba konuşuruz dedi.
Çarşamba oğlumuz geldi. Konuştuk. Oğlumuda konuşmalarımıza şahit olsun diye çağırmış. Meğer beni senede 10 gün memleketime zor gönderen A, emekli olmayıp bir sene daha çalışmamı, memleketimde yaşayıp hevesimi almamı ve geri dönmemi istiyormuş. orada ev tutacakmışım, anam babamla ilgilenirken bir de çalışacakmışım çünkü emekli maaşım yetmezmiş. Geçici olarak gider dönermişim. Beni düşünüyormuş.
Bende geçici olarak gideceğime temelli gideyim dedim. Ayrılmayı talep ediyorum dedim.
Çok şaşırdı. Çünkü yıllardır yaptığı aşağılamara ses çıkarmamıştım. Her türlü aşağılamayı yaptı. Çocuklar küçük okuyolar diye ses etmiyordum. Birisi şimdi okuyor hala ama bıçak kemiğe dayandı. İçimdeki umut kırıntılarınıda öldürdü. O zaman kızımızı da çağıralım hep birlikte konuşalım dedi.
Kabul. kızımız izin alıp geldi. Oğlum kızım yanımda çok mutlu oldum. Dört kişi yemek yedik. Sonra konuşacaktık. Ama sadece kızım geldi konuştu benle. Anne evlilik terapisine gidin dedi .kızım yıllardır baban böyle dedim. Tamam gidin sonra ayrılın dedi. Kardeşimde bunu istiyor dedi. olur dedim. Bu güne geldik. İçimde hala affetme isteği yok. Kıpırdayanda yok. Savsaklayıp zaman geçiriyolar. Beni oyalıyolar hissine kapılıyorum. Sinirim bozuluyor. Çocuklar çok üzüldü. Gidip vercem boşanma dilekçesini...
Buraya özetin özetini yazıyorum. Her ayrıntı yazılırsa çok uzuyor yazı. Yazdıkça da sinirlerim daha da artıyor...
24 Mayıs 2015 Pazar
Lise Yemeği
Akşam eşimle Liseli arkadaşları ile buluşma yemeğine gittik. Arkadaşının ayırdığı yere değilde masanın sonuna oturduk. Orada da kız arkadaşları vardı ve neşeli sohbetler edildi. Bir ara. Yanında oturan kız arkadaşının N olduğu söylendi. Ama bu başka N olabilirdi. Eğer kocası askerse o N dir. Değilse başka N dir. İlerleyen sohbetin sonunda kocasının asker olduğuda çıktı ortaya. Hımm. Ona gösterilen samimiyet 33 yılda bana gösterilmedi. Benimle yemekte hiç ilgilenilmedi. Benimle göz temasında bile bulunmadı. Erkek arkadaşları ile konuşmayı seven A hiç onlarla konuşma ihtiyacı hissetmedi. Bir sohbet bir samimiyet kıskandım valla. Hem kendi ailesinin yanında hem benim ailemin yanında hem benim yanımda somurtup oturan A, N nin yanında şakıyor flört ediyor. Nerde oturduğunu soruyor. Kadın da kocasının yanında unutulmadığını anlayınca kahkahalar atıyor. Uzaktan akrabalıkları çıkıyor. Sandalyesinde oturan Anın vücudu N ye doğru kayıyor. Aralarında bir sandalye boş ama Anın bedeni oraya kaymış olduğu için zaten boş sayılmaz.
Lise son sınıfta sevgilisiymiş N, A nın. Evleneceklermiş ama kızın ailesi illa bir askerle evlenmesini istiyormuş. Asker ol evlenelim demiş kız. Oğlan asker olmam demiş. Kız da evlenmemiş beklememiş oğlanı. Gitmiş bir askerle evlenmiş. Oğlan o zaman kıza çok seni seviyorum demiş ve kız onu beklememiş. Sonra da bir daha dememiş. Evet demediği zamanlara ben denk geliyorum. Ben ona sevdiğimi söyledim. Ama o bana söylemedi. Neymiş şımarırmışım. Benim suçum ne o seni kabul etmediyse, ben ettim. İlgiyi sevgiyi ben hak ediyorum ama o görüyor. Akşam N ye bir ilgi bir ilgi... Masanın altından ayaklarını aradım, bulsam basacaktım tekmeyi bulamadım. Dönerken yolda 40 yıllık mesele surat asma diyor. 40yıllık ama bu gün yüz bulsa ilişkiye girecek. Bitirmemiş bitirseydi sadece onunla değil herkesle ilgilenirdi.
Eve geldik. Orada fark etmemişim ama evde başımda elektiriklenmeler hissettim. Biraz müzik dinledim. Meditasyon müzikleri dinledim sakinleştirdim kendimi. Yatağa gittim.Yatakta sanki bir şey geziniyordu. Vücudumdanda geçiyordu. Yatağı gezip vücudumdanda geçip hareket ediyordu. baktım bir şey yok ne olduğunu anlamaya çalıştım, hava, enerji gibi bişey. Yatağın içinde dolanınca yılan gibi korktum, her halde tırlatıyorum dedim. kalktım. Çalışma odama geldim. İnsanlar böyle kafayı yiyor herhalde dedim. Uyku tutmadı. Sabaha kadar telefondan kulaklıkla müzik dinledim. Sabah oldu uyumadım. Bir ara A gelmiş hadi yatağa gel diyor. Korktum enerji dolaşıyo yatakta dedim gitmedim. Sabah da o çalışma odasında idi. Ben de onun odasına girmedim ilgilenmedim. Gece çıldırıyodum. Ortalıkta görünen bir şey yok. Lise arkadaşları buluşmuş o kadar . Ama içte fırtınalar kopuyo. Sana gösterilmeyen ilgi, sevgi, şevkat ona gösteriliyo ve ben deliriyorum. Ama belli etmiyorum kıskandı demesinler diye. Yıllardır azarlama modunda konuştu benle ve herkesle. İlgisiz sevgisiz geçen 33 yılıma yandım. A nın gözünde hiç olduğumu gördüm, umursanmadığımı gördüm. Beni zaten babam korkutmuş erkeklerden korumak için bir de kocam korku saldı. Her işini bağırarak yaptırdı, Hiç yardım etmedi. Kadın işi dedi yaptırabildiği her işi benim üstüme yıktı.
Bu sevgi göstermeyi bilmiyor çünkü sevgisiz büyümüş diyordum ki akşam N ye gösterdiği ilgi alaka beni delirtti. Bak neler kaçırdın der gibiydi ona. Hadi bir daha birlikte olalım der gibiydi.
Evlenseydiniz kardeşim
Biriniz ailesine anlatamamış A yı sevdiğini
Birinizde asker olmayı göze alacak kadar sevmemiş Nyi
Benim suçum ne niye ben yıllardır sevgi sözcükleri duymuyorum.
Kendime olan güvensizliğim, toplum baskısı, cesaretsiz oluşum, kendimi küçük görmem bu evliliği sürdürttü bana. Çocuklar büyüsün, okusun derken bu günlere geldik. Adamda benim karşımda eski sevgilisiyle flört ediyo. Yok bişey diyo. Olsa zaten boşarım.
Çok üzgünüm çok.Kafayı yicem. Küstüm konuşmuyorum.
Lise son sınıfta sevgilisiymiş N, A nın. Evleneceklermiş ama kızın ailesi illa bir askerle evlenmesini istiyormuş. Asker ol evlenelim demiş kız. Oğlan asker olmam demiş. Kız da evlenmemiş beklememiş oğlanı. Gitmiş bir askerle evlenmiş. Oğlan o zaman kıza çok seni seviyorum demiş ve kız onu beklememiş. Sonra da bir daha dememiş. Evet demediği zamanlara ben denk geliyorum. Ben ona sevdiğimi söyledim. Ama o bana söylemedi. Neymiş şımarırmışım. Benim suçum ne o seni kabul etmediyse, ben ettim. İlgiyi sevgiyi ben hak ediyorum ama o görüyor. Akşam N ye bir ilgi bir ilgi... Masanın altından ayaklarını aradım, bulsam basacaktım tekmeyi bulamadım. Dönerken yolda 40 yıllık mesele surat asma diyor. 40yıllık ama bu gün yüz bulsa ilişkiye girecek. Bitirmemiş bitirseydi sadece onunla değil herkesle ilgilenirdi.
Eve geldik. Orada fark etmemişim ama evde başımda elektiriklenmeler hissettim. Biraz müzik dinledim. Meditasyon müzikleri dinledim sakinleştirdim kendimi. Yatağa gittim.Yatakta sanki bir şey geziniyordu. Vücudumdanda geçiyordu. Yatağı gezip vücudumdanda geçip hareket ediyordu. baktım bir şey yok ne olduğunu anlamaya çalıştım, hava, enerji gibi bişey. Yatağın içinde dolanınca yılan gibi korktum, her halde tırlatıyorum dedim. kalktım. Çalışma odama geldim. İnsanlar böyle kafayı yiyor herhalde dedim. Uyku tutmadı. Sabaha kadar telefondan kulaklıkla müzik dinledim. Sabah oldu uyumadım. Bir ara A gelmiş hadi yatağa gel diyor. Korktum enerji dolaşıyo yatakta dedim gitmedim. Sabah da o çalışma odasında idi. Ben de onun odasına girmedim ilgilenmedim. Gece çıldırıyodum. Ortalıkta görünen bir şey yok. Lise arkadaşları buluşmuş o kadar . Ama içte fırtınalar kopuyo. Sana gösterilmeyen ilgi, sevgi, şevkat ona gösteriliyo ve ben deliriyorum. Ama belli etmiyorum kıskandı demesinler diye. Yıllardır azarlama modunda konuştu benle ve herkesle. İlgisiz sevgisiz geçen 33 yılıma yandım. A nın gözünde hiç olduğumu gördüm, umursanmadığımı gördüm. Beni zaten babam korkutmuş erkeklerden korumak için bir de kocam korku saldı. Her işini bağırarak yaptırdı, Hiç yardım etmedi. Kadın işi dedi yaptırabildiği her işi benim üstüme yıktı.
Bu sevgi göstermeyi bilmiyor çünkü sevgisiz büyümüş diyordum ki akşam N ye gösterdiği ilgi alaka beni delirtti. Bak neler kaçırdın der gibiydi ona. Hadi bir daha birlikte olalım der gibiydi.
Evlenseydiniz kardeşim
Biriniz ailesine anlatamamış A yı sevdiğini
Birinizde asker olmayı göze alacak kadar sevmemiş Nyi
Benim suçum ne niye ben yıllardır sevgi sözcükleri duymuyorum.
Kendime olan güvensizliğim, toplum baskısı, cesaretsiz oluşum, kendimi küçük görmem bu evliliği sürdürttü bana. Çocuklar büyüsün, okusun derken bu günlere geldik. Adamda benim karşımda eski sevgilisiyle flört ediyo. Yok bişey diyo. Olsa zaten boşarım.
Çok üzgünüm çok.Kafayı yicem. Küstüm konuşmuyorum.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)