Kızım geldi ama oturup 4 kişi konuşamıyoruz. Kızım benle konuşuyor, gidiyor babasıyla konuşuyor, Bende kızıyorum. Çünkü barışılma süresine girmiş gibi davranılıyor. Ha bi şey yok nasıl olsa barışılacak gibi davranılıyor. Sinirleniyorum ve aile terapisinden vaz geçiyorum.
Kızım döndü. Yine ishal, bacaklarımda hissizleşme, vücutta titreme ve sinir hissediyorum. Meditasyon kayıtlarını dinlemem beni uyuşturuyor 2-3 saat kadar sonra belirtiler tekrar ediyor ve yeniden dinlemem gerekiyor. Şimdi dinliyeyim diye açtım, internet az geldi dolmadı. Beklerken telefonumdan müzik dinleyerek kafamı durduruyorum. 9 gün geçmesine rağmen düzelme kaydetmedim.
Ben onu terk edeyim diye elinden geleni yapıyor. Azarlama modunda konuşuyor, ona ayakbağı oluyormuşum gibi davranıyor, ilgilenmiyor, yokmuşum gibi davranıyor. Emekli olunca terk eder diye kehanette bulunmuş demekki bunu bilinç altı uygulamaya geçirdi. Bu sene emekli olacağımı söyledim ya gideyim diye yapıyor bunları. Hareketlerini dozunda bırakıyor ki şikayet ettiğimde kıskanç kadın modunda kalayım kimse onu suçlamasın.
Kızım gitti. A nın suratı asık. Onun asık suratı bana korku veriyor. Oğlum üst katta. Olaylardan kaçıyor. 'Anne bir aile terapistine gidin olmazsa ayrılırsınız' diyor.
Yarın Aile Terapistine gideceğiz ve orada mükemmel davranacağına eminim.
31 Mayıs 2015 Pazar
29 Mayıs 2015 Cuma
Kararım
A ile küstüm. Geçen cumartesi gecesini (23mys2015) meditasyon kayıtları ve müzik dinleyerek atlattım. Yoksa beynim kafatasımdan fırlayıp çıkacakmış gibi olmuştu. Cızırt diye sesler gelmişdi. Beynimi meşgul edip rahatlamaya çalıştım. O da işe yaramasaydı A yı kaldırıp acile götürtecektim kendimi. Sabaha kadar telefonumdaki müziklerle idare ettim. Gündüz olduğuna sevindim. Ama değişen bişey yok. Yine beynim kabarıyo. Kafamın arkasında sanki kara bir kütle var ve kütlenin etrafı da siyah dumanla kaplı gibiydi. İnternetten meditasyon kayıtları aradım ve bir sürü bulup kaydettim. Pazar gündüzü ve geceyi de bu kayıtlarla geçirdim. Arada aklımda gezinen düşünceleri kağıtlara yazıp yazıp 'sildim, iptal ettim beynimden' diye yazarak kağıtları yırttım attım.Yıllarca bu taktiği yaparak rahatlarım. Bu sefer beni rahatlattı biraz ama A yı affetmemi, olayı hafif geçiştirmemi sağlamadı, Koptu bir şeyler, onun gözünde değersiz olmam, Karşımda ben yokmuşum gibi fütursuzca davranması yıktı beni.
Pazar akşamı yemeği hazırladım. suratım muşmula gibi. A mutfağa geldi. Anlat dedi. 'Yazdım kağıtlara sana bir şey kalmadı' dedim. Küs küs yemek yedik. Masadan kaltı gitti. Ben de öğürme ve kusma isteği, midem kalkıyo. Bir şey olmamış gibi davranamıyorum. Zor tutum kendimi. koştum meditasyon kayıtlarını dinledim. Sabaha kadar kulaklıklar kulağımda divanda, bilgisayar açık yattım.
Pazartesi sabahı A işe gidince kalktım. Kahvaltı ettim. Yıllardır ablamla konuşuruz her gün. Onu aradım. Bir de ona anlattım rahatladım. Ben ablamla konuşurken kapı anahtarla açıldı. A nın geldiğini anladım. Ablama A geldi dedim. Ablamda kapatalım o zaman dedi. Bende niye kapatcakmışız konuşalım dedim. Ablam kapattı yinede. A odasına girdi çıktı gitti. Sonraki konuşmalarımızda Bana diyorki A 'birisine sen gelme ben gelirim dedin telefonda' diyor. Kiminle buluştun demeye getiriyor. Ben de kibarca sağır duymazsa uydurur diyorum.
Hayatımız hep böyle geçti. Kendi kafasın da yarattığı cevapları vermezsem yalancılıkla suçladı beni. Birileriyle yolda karşılaşıp selamlaşsam buluşma ve ilişki yaşamayla suçladı. Böyle düşünüyorsan ayrılalım dediğimde seni hatalarınla kabul ediyorum dedi. Bana bu kadar sıkı davranan kişi kendisi her gittiğimiz yerde fütursuzca güzellere baktı ilgilendi. Önemsemedim. Ama Lise yemeğinde beni umursamazca davranıp kız arkadaşı ile ilgilenince ve gözünde sevgi bakışları görünce, anlaşılmaz sandığı kelimeler kullanınca ben kendimi hiç gibi hissettim. A benim N yi hatırlamayacağımı sandı. Oysa ben onların hikayesini biliyordum ve mimiklerini sözlerini anlıyordum.
Pazartesi akşamı konuşmak istedim ama A çarşamba günü oğlumuzun geleceğini söyledi ve emekli dilekçemi vermememi söyledi. Konuşmamızla dilekçenin ne alakası var dedim. Çarşamba konuşuruz dedi.
Çarşamba oğlumuz geldi. Konuştuk. Oğlumuda konuşmalarımıza şahit olsun diye çağırmış. Meğer beni senede 10 gün memleketime zor gönderen A, emekli olmayıp bir sene daha çalışmamı, memleketimde yaşayıp hevesimi almamı ve geri dönmemi istiyormuş. orada ev tutacakmışım, anam babamla ilgilenirken bir de çalışacakmışım çünkü emekli maaşım yetmezmiş. Geçici olarak gider dönermişim. Beni düşünüyormuş.
Bende geçici olarak gideceğime temelli gideyim dedim. Ayrılmayı talep ediyorum dedim.
Çok şaşırdı. Çünkü yıllardır yaptığı aşağılamara ses çıkarmamıştım. Her türlü aşağılamayı yaptı. Çocuklar küçük okuyolar diye ses etmiyordum. Birisi şimdi okuyor hala ama bıçak kemiğe dayandı. İçimdeki umut kırıntılarınıda öldürdü. O zaman kızımızı da çağıralım hep birlikte konuşalım dedi.
Kabul. kızımız izin alıp geldi. Oğlum kızım yanımda çok mutlu oldum. Dört kişi yemek yedik. Sonra konuşacaktık. Ama sadece kızım geldi konuştu benle. Anne evlilik terapisine gidin dedi .kızım yıllardır baban böyle dedim. Tamam gidin sonra ayrılın dedi. Kardeşimde bunu istiyor dedi. olur dedim. Bu güne geldik. İçimde hala affetme isteği yok. Kıpırdayanda yok. Savsaklayıp zaman geçiriyolar. Beni oyalıyolar hissine kapılıyorum. Sinirim bozuluyor. Çocuklar çok üzüldü. Gidip vercem boşanma dilekçesini...
Buraya özetin özetini yazıyorum. Her ayrıntı yazılırsa çok uzuyor yazı. Yazdıkça da sinirlerim daha da artıyor...
Pazar akşamı yemeği hazırladım. suratım muşmula gibi. A mutfağa geldi. Anlat dedi. 'Yazdım kağıtlara sana bir şey kalmadı' dedim. Küs küs yemek yedik. Masadan kaltı gitti. Ben de öğürme ve kusma isteği, midem kalkıyo. Bir şey olmamış gibi davranamıyorum. Zor tutum kendimi. koştum meditasyon kayıtlarını dinledim. Sabaha kadar kulaklıklar kulağımda divanda, bilgisayar açık yattım.
Pazartesi sabahı A işe gidince kalktım. Kahvaltı ettim. Yıllardır ablamla konuşuruz her gün. Onu aradım. Bir de ona anlattım rahatladım. Ben ablamla konuşurken kapı anahtarla açıldı. A nın geldiğini anladım. Ablama A geldi dedim. Ablamda kapatalım o zaman dedi. Bende niye kapatcakmışız konuşalım dedim. Ablam kapattı yinede. A odasına girdi çıktı gitti. Sonraki konuşmalarımızda Bana diyorki A 'birisine sen gelme ben gelirim dedin telefonda' diyor. Kiminle buluştun demeye getiriyor. Ben de kibarca sağır duymazsa uydurur diyorum.
Hayatımız hep böyle geçti. Kendi kafasın da yarattığı cevapları vermezsem yalancılıkla suçladı beni. Birileriyle yolda karşılaşıp selamlaşsam buluşma ve ilişki yaşamayla suçladı. Böyle düşünüyorsan ayrılalım dediğimde seni hatalarınla kabul ediyorum dedi. Bana bu kadar sıkı davranan kişi kendisi her gittiğimiz yerde fütursuzca güzellere baktı ilgilendi. Önemsemedim. Ama Lise yemeğinde beni umursamazca davranıp kız arkadaşı ile ilgilenince ve gözünde sevgi bakışları görünce, anlaşılmaz sandığı kelimeler kullanınca ben kendimi hiç gibi hissettim. A benim N yi hatırlamayacağımı sandı. Oysa ben onların hikayesini biliyordum ve mimiklerini sözlerini anlıyordum.
Pazartesi akşamı konuşmak istedim ama A çarşamba günü oğlumuzun geleceğini söyledi ve emekli dilekçemi vermememi söyledi. Konuşmamızla dilekçenin ne alakası var dedim. Çarşamba konuşuruz dedi.
Çarşamba oğlumuz geldi. Konuştuk. Oğlumuda konuşmalarımıza şahit olsun diye çağırmış. Meğer beni senede 10 gün memleketime zor gönderen A, emekli olmayıp bir sene daha çalışmamı, memleketimde yaşayıp hevesimi almamı ve geri dönmemi istiyormuş. orada ev tutacakmışım, anam babamla ilgilenirken bir de çalışacakmışım çünkü emekli maaşım yetmezmiş. Geçici olarak gider dönermişim. Beni düşünüyormuş.
Bende geçici olarak gideceğime temelli gideyim dedim. Ayrılmayı talep ediyorum dedim.
Çok şaşırdı. Çünkü yıllardır yaptığı aşağılamara ses çıkarmamıştım. Her türlü aşağılamayı yaptı. Çocuklar küçük okuyolar diye ses etmiyordum. Birisi şimdi okuyor hala ama bıçak kemiğe dayandı. İçimdeki umut kırıntılarınıda öldürdü. O zaman kızımızı da çağıralım hep birlikte konuşalım dedi.
Kabul. kızımız izin alıp geldi. Oğlum kızım yanımda çok mutlu oldum. Dört kişi yemek yedik. Sonra konuşacaktık. Ama sadece kızım geldi konuştu benle. Anne evlilik terapisine gidin dedi .kızım yıllardır baban böyle dedim. Tamam gidin sonra ayrılın dedi. Kardeşimde bunu istiyor dedi. olur dedim. Bu güne geldik. İçimde hala affetme isteği yok. Kıpırdayanda yok. Savsaklayıp zaman geçiriyolar. Beni oyalıyolar hissine kapılıyorum. Sinirim bozuluyor. Çocuklar çok üzüldü. Gidip vercem boşanma dilekçesini...
Buraya özetin özetini yazıyorum. Her ayrıntı yazılırsa çok uzuyor yazı. Yazdıkça da sinirlerim daha da artıyor...
24 Mayıs 2015 Pazar
Lise Yemeği
Akşam eşimle Liseli arkadaşları ile buluşma yemeğine gittik. Arkadaşının ayırdığı yere değilde masanın sonuna oturduk. Orada da kız arkadaşları vardı ve neşeli sohbetler edildi. Bir ara. Yanında oturan kız arkadaşının N olduğu söylendi. Ama bu başka N olabilirdi. Eğer kocası askerse o N dir. Değilse başka N dir. İlerleyen sohbetin sonunda kocasının asker olduğuda çıktı ortaya. Hımm. Ona gösterilen samimiyet 33 yılda bana gösterilmedi. Benimle yemekte hiç ilgilenilmedi. Benimle göz temasında bile bulunmadı. Erkek arkadaşları ile konuşmayı seven A hiç onlarla konuşma ihtiyacı hissetmedi. Bir sohbet bir samimiyet kıskandım valla. Hem kendi ailesinin yanında hem benim ailemin yanında hem benim yanımda somurtup oturan A, N nin yanında şakıyor flört ediyor. Nerde oturduğunu soruyor. Kadın da kocasının yanında unutulmadığını anlayınca kahkahalar atıyor. Uzaktan akrabalıkları çıkıyor. Sandalyesinde oturan Anın vücudu N ye doğru kayıyor. Aralarında bir sandalye boş ama Anın bedeni oraya kaymış olduğu için zaten boş sayılmaz.
Lise son sınıfta sevgilisiymiş N, A nın. Evleneceklermiş ama kızın ailesi illa bir askerle evlenmesini istiyormuş. Asker ol evlenelim demiş kız. Oğlan asker olmam demiş. Kız da evlenmemiş beklememiş oğlanı. Gitmiş bir askerle evlenmiş. Oğlan o zaman kıza çok seni seviyorum demiş ve kız onu beklememiş. Sonra da bir daha dememiş. Evet demediği zamanlara ben denk geliyorum. Ben ona sevdiğimi söyledim. Ama o bana söylemedi. Neymiş şımarırmışım. Benim suçum ne o seni kabul etmediyse, ben ettim. İlgiyi sevgiyi ben hak ediyorum ama o görüyor. Akşam N ye bir ilgi bir ilgi... Masanın altından ayaklarını aradım, bulsam basacaktım tekmeyi bulamadım. Dönerken yolda 40 yıllık mesele surat asma diyor. 40yıllık ama bu gün yüz bulsa ilişkiye girecek. Bitirmemiş bitirseydi sadece onunla değil herkesle ilgilenirdi.
Eve geldik. Orada fark etmemişim ama evde başımda elektiriklenmeler hissettim. Biraz müzik dinledim. Meditasyon müzikleri dinledim sakinleştirdim kendimi. Yatağa gittim.Yatakta sanki bir şey geziniyordu. Vücudumdanda geçiyordu. Yatağı gezip vücudumdanda geçip hareket ediyordu. baktım bir şey yok ne olduğunu anlamaya çalıştım, hava, enerji gibi bişey. Yatağın içinde dolanınca yılan gibi korktum, her halde tırlatıyorum dedim. kalktım. Çalışma odama geldim. İnsanlar böyle kafayı yiyor herhalde dedim. Uyku tutmadı. Sabaha kadar telefondan kulaklıkla müzik dinledim. Sabah oldu uyumadım. Bir ara A gelmiş hadi yatağa gel diyor. Korktum enerji dolaşıyo yatakta dedim gitmedim. Sabah da o çalışma odasında idi. Ben de onun odasına girmedim ilgilenmedim. Gece çıldırıyodum. Ortalıkta görünen bir şey yok. Lise arkadaşları buluşmuş o kadar . Ama içte fırtınalar kopuyo. Sana gösterilmeyen ilgi, sevgi, şevkat ona gösteriliyo ve ben deliriyorum. Ama belli etmiyorum kıskandı demesinler diye. Yıllardır azarlama modunda konuştu benle ve herkesle. İlgisiz sevgisiz geçen 33 yılıma yandım. A nın gözünde hiç olduğumu gördüm, umursanmadığımı gördüm. Beni zaten babam korkutmuş erkeklerden korumak için bir de kocam korku saldı. Her işini bağırarak yaptırdı, Hiç yardım etmedi. Kadın işi dedi yaptırabildiği her işi benim üstüme yıktı.
Bu sevgi göstermeyi bilmiyor çünkü sevgisiz büyümüş diyordum ki akşam N ye gösterdiği ilgi alaka beni delirtti. Bak neler kaçırdın der gibiydi ona. Hadi bir daha birlikte olalım der gibiydi.
Evlenseydiniz kardeşim
Biriniz ailesine anlatamamış A yı sevdiğini
Birinizde asker olmayı göze alacak kadar sevmemiş Nyi
Benim suçum ne niye ben yıllardır sevgi sözcükleri duymuyorum.
Kendime olan güvensizliğim, toplum baskısı, cesaretsiz oluşum, kendimi küçük görmem bu evliliği sürdürttü bana. Çocuklar büyüsün, okusun derken bu günlere geldik. Adamda benim karşımda eski sevgilisiyle flört ediyo. Yok bişey diyo. Olsa zaten boşarım.
Çok üzgünüm çok.Kafayı yicem. Küstüm konuşmuyorum.
Lise son sınıfta sevgilisiymiş N, A nın. Evleneceklermiş ama kızın ailesi illa bir askerle evlenmesini istiyormuş. Asker ol evlenelim demiş kız. Oğlan asker olmam demiş. Kız da evlenmemiş beklememiş oğlanı. Gitmiş bir askerle evlenmiş. Oğlan o zaman kıza çok seni seviyorum demiş ve kız onu beklememiş. Sonra da bir daha dememiş. Evet demediği zamanlara ben denk geliyorum. Ben ona sevdiğimi söyledim. Ama o bana söylemedi. Neymiş şımarırmışım. Benim suçum ne o seni kabul etmediyse, ben ettim. İlgiyi sevgiyi ben hak ediyorum ama o görüyor. Akşam N ye bir ilgi bir ilgi... Masanın altından ayaklarını aradım, bulsam basacaktım tekmeyi bulamadım. Dönerken yolda 40 yıllık mesele surat asma diyor. 40yıllık ama bu gün yüz bulsa ilişkiye girecek. Bitirmemiş bitirseydi sadece onunla değil herkesle ilgilenirdi.
Eve geldik. Orada fark etmemişim ama evde başımda elektiriklenmeler hissettim. Biraz müzik dinledim. Meditasyon müzikleri dinledim sakinleştirdim kendimi. Yatağa gittim.Yatakta sanki bir şey geziniyordu. Vücudumdanda geçiyordu. Yatağı gezip vücudumdanda geçip hareket ediyordu. baktım bir şey yok ne olduğunu anlamaya çalıştım, hava, enerji gibi bişey. Yatağın içinde dolanınca yılan gibi korktum, her halde tırlatıyorum dedim. kalktım. Çalışma odama geldim. İnsanlar böyle kafayı yiyor herhalde dedim. Uyku tutmadı. Sabaha kadar telefondan kulaklıkla müzik dinledim. Sabah oldu uyumadım. Bir ara A gelmiş hadi yatağa gel diyor. Korktum enerji dolaşıyo yatakta dedim gitmedim. Sabah da o çalışma odasında idi. Ben de onun odasına girmedim ilgilenmedim. Gece çıldırıyodum. Ortalıkta görünen bir şey yok. Lise arkadaşları buluşmuş o kadar . Ama içte fırtınalar kopuyo. Sana gösterilmeyen ilgi, sevgi, şevkat ona gösteriliyo ve ben deliriyorum. Ama belli etmiyorum kıskandı demesinler diye. Yıllardır azarlama modunda konuştu benle ve herkesle. İlgisiz sevgisiz geçen 33 yılıma yandım. A nın gözünde hiç olduğumu gördüm, umursanmadığımı gördüm. Beni zaten babam korkutmuş erkeklerden korumak için bir de kocam korku saldı. Her işini bağırarak yaptırdı, Hiç yardım etmedi. Kadın işi dedi yaptırabildiği her işi benim üstüme yıktı.
Bu sevgi göstermeyi bilmiyor çünkü sevgisiz büyümüş diyordum ki akşam N ye gösterdiği ilgi alaka beni delirtti. Bak neler kaçırdın der gibiydi ona. Hadi bir daha birlikte olalım der gibiydi.
Evlenseydiniz kardeşim
Biriniz ailesine anlatamamış A yı sevdiğini
Birinizde asker olmayı göze alacak kadar sevmemiş Nyi
Benim suçum ne niye ben yıllardır sevgi sözcükleri duymuyorum.
Kendime olan güvensizliğim, toplum baskısı, cesaretsiz oluşum, kendimi küçük görmem bu evliliği sürdürttü bana. Çocuklar büyüsün, okusun derken bu günlere geldik. Adamda benim karşımda eski sevgilisiyle flört ediyo. Yok bişey diyo. Olsa zaten boşarım.
Çok üzgünüm çok.Kafayı yicem. Küstüm konuşmuyorum.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)